Sevinç Ereren

Neden Müzik?

-Müzik çocuğun sosyal yanını geliştirir. Sosyal fobi  dediğimiz topluluk karşısına çıkma tedirginliğini yok eder.

-Beyin hücrelerinin sağlıklı gelişim ve çoğalmasını sağlar.Beyinde bilgi zincirinin oluşmasını sağlayan snaptik bağlantıları gerçekleştirir. Daha kapasiteli bir beyin yapısı oluşur.

-Sağ ve sol beyin kürelerinin bağlantı köprüsü diyebileceğimiz “corpus callosum”un daha işlek ve kapasiteli olmasına etki ederek koordinasyon yeteneğini artırır. Örneğin araba kullanmak gibi koordinasyon gerektiren işlerde başarı seviyesi yükselir.

-Aldığı alkış ve beğenilerle, çaldığı ve/veya söylediği ezgilerle özgüven gelişimine katkıda bulunur.

-Düzenli ve planlı bir çalışmanın küçük yaşta başlatılması ve sürdürülmesi öncelikle akademik yaşamında kalıcı ve yardımcı alışkanlık oluşturur.

-Özellikle, günümüzde sanal ortamların, üretkenliği kısırlaştırdığı sıkça dile getiriliyor. Bu konuda çalgı eğitiminin olumlu etkileri küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Refleks tepkimeler beyincik tarafından gerçekleştirilir. Düşünmek ise beynin korteks dediğimiz gri kırışık katmanının görevidir. Sanal oyunlar ve oyuncaklar beyinciğin faaliyet alanındadır ve beyin gelişimini ketler. Oysa çalgı eğitimi,beyinde aynı anda dört-beş merkezi birden harekete geçirir.

-Duygusal zekada gelişme ve farkındalık oluşturur

Kısaca söylemek gerekirse “En iyi eğitim müziktir.”

 

Ne zaman -Ne kadar Müzik?

Ünlü Macar müzisyen Zoltan Kodaly; “Bir çocuğun eğitimi annesi doğduğu zaman başlar.” der. Bizde de ; “Yedi çok geç” diye bir saptama var. Anne karnındaki bebeğin aktif olan tek duyusu işitmedir. Bu nedenle onunla konuşup, müzik dinletebiliriz. İkiz torunlarımda bunu yaşadık. Doğduklarından bu yana da sistemli olarak müzik dinliyoruz, ritm çalışıyoruz, piyano ve gitarla şarkı çalıyorum söylüyoruz. Tuşlara dokunup vurup oynuyorlar. Alt yapı hazır.Üç yaşına bastıklarında renklerle çalışmaya başlayacağız Ben buna çocuğun beyninde müzik dosyası oluşturmak diyorum.. Bu dosyaya süreç içinde bilgiler atabilirsiniz. Ama önce böyle bir dosyayı açmak gerek.

Üç-Üçbuçuk yaşında başlayabiliyoruz. Ders süresini kısa tutup müzik merkezli oyunlarla ve renklerle çalışıyoruz. Yaş ilerleyip yoğunlaşabilme arttıkça süreyi de uzatıyoruz. Ne zamana kadar sorusu ise “ucu açık” şeklinde yanıtlanabilir.

Gitar keman gibi telli yaylı çalgılarda üstün bir yatkınlık olmadığı sürece dokuz on yaşlarını öneriyorum. Piyano daha primitif bir çalgı ve akort sorunu yok. Okul öncesi için en uygun çalgı.

Yetişkinlerle yaptığım çalışmalarda bazen programı sürdürememek gibi bir sorunla karşılaşıyorum. Toplantım var, konuklarım geldi, çocuk hastalandı vb nedenlerle dersler kesintiye uğrayabiliyor. Aslında sorun böyle bir çalışmaya küçük yaşta başlamamış olması. Yani beyninde müzik dosyası yok.

 

Nerede?

Dersleri çoğunlukla öğrencinin kendi mekanında (odası ya da salonunda vb.) yapmayı tercih ediyorum. İstanbul gibi en kısa yolda bile çok zaman harcanıyorken bu süreci evinde hazırlanarak değerlendirmesini (Doğal olarak çalgısının başında. Tv, Pc ya da tablet değil) daha sağlıklı buluyorum.. Ancak  özel olarak, sosyalleşmesi anlamında, başka mekanlar da önerilmiş olabilir. Bu durumda öğrenci kurs merkezine ya da öğretmenin mekanına gidebilir. Altını çizmek istediğim bir konu  var; Çalgı eğitimi usta-çırak ilişkisidir. Her öğrencinin donanımı, sosyo-ekonomik alt yapısı farklıdır. Bu nedenle her öğrenci farklı bir gelişim ve algılamaya sahiptir. Çalgı eğitiminde istisnalar hariç grup dersini önermemekteyim. Yani teke tek.

Çalgının öğrencinin odasında durmasını daha uygun buluyorum. Hatta odasının dekorasyonunu, çalgısını usta seviyesinde çalan sanatçıların poster ve resimleriyle desteklemek olumlu etki edecektir.Çalgıyı,korumak amaçlı dolap içine ya da üstüne kaldırmamak gerekir.

Özel dersler haftada bir gün bir saat gibi standartlaşmış. Ancak ülke koşulları gereği böyle. Üzülerek söylemem gerekirse çalgı eğitimi lüks olarak algılanıyor. Bu çok yanlış. MÜZİK EN İYİ EĞİTİMDİR. Haftada bir kezden çok olabilse… Keşke…. Yaşa,bütçeye ve odaklanabilme özelliklerine göre değişen bir süreden bahsediyoruz.

Üçbuçuk yaşındaki bir çocuktan bir saatlik bir dikkat süresi beklemek çok doğru değil. Yarım saat daha doğru olacaktır. Ancak çocuğun yoğunlaşabilme süresi dikkatle ölçülmeli. Yarım saat, süreç içinde yavaş yavaş uzatılmalı. Daha öncede altını çizmiştim; yaratıcılık en güçlü  enstrümanımızdır. Bir çanta dolusu müzik merkezli oyun taşıyorum yanımda. Onar onbeşer dakikalık oyunlar şeklinde müzik merkezinde kalarak dersi tamamlıyoruz. Bazen “Ders bitti mi?” , “devam edelim” gibi hoş tepkiler alıyorum.

İkinci anlamda ne kadar dersek; kaç yaşına kadar ?

Bu ucu açık bir süre. Tamamen beklentilere bağlı.

Profesyonel anlamda düşünülen bir müzik eğitimi, ömür boyu yoğun olarak sürer.Hobi amaçlı müzik eğitimi, belki yoğun değil ama yine de yaşamınızda müzik hep olacaktır. Hoş vakit geçirmek ise uzun soluklu olamamaktadır.

 

Dikkat edilmesi gereken önemli noktalar…

1-Müzik en iyi eğitimdir.

2-Mümkün olan en küçük yaşta başlatılmalıdır.

3-Başarının artması için kaliteli bir çalgı seçilmelidir.

4-Öğretmen seçimine dikkat edilmeli, öğrencinin heyecanı     söndürülmemelidir.

5-Disiplinli, tutarlı ve sabırlı davranılmalıdır.

6-Motivasyonu yüksek tutmalıdır.(akrabalara, arkadaşlara konser verme, iyi çaldığında ödüllendirme …)

7-Mümkünse; çalgısını ustalık düzeyinde çalan sanatçılarla tanıştırılmalıdır.

8-Konserlere götürülmelidir.

9-Ders öncesine adrenalini yükselten etkinlik planlanmamalı (doğum günü partisi, piknik, sinema vb…) ders sonrası motivasyon amaçlı düşünülmelidir.

10-Eğitim araç ve gereçlerini dikkatle kullanmasını denetlemelidir. (Nota sehpası, pedal, notalar, kitap ve dosyalar, metronom,piyanonun örtülmesi, orgun adaptörü vs…)

EN ÖNEMLİSİ

11-Ders gün ve saatlerine dikkat edilmeli, mümkün olduğunca dersler iptal edilmemeli, biraz zorlanıldığında terk edilecek bir etkinlik düzeyine indirgenmemelidir.